Ana sayfa HABERLER Ak Parti İktidarında Hacettepe’li Prof.’tan Türkiye’nin Üniversite Gerçeği !

Hacettepe’li Prof.’tan Türkiye’nin Üniversite Gerçeği !

129
0
PAYLAŞ
akparti-universite

“Ne yazık ki, ihbar, soruşturma, sürgün, tehditler konusu bizi 12 Eylül dönemini aratır hale getirdi. En son açılan 8 üniversite için YÖK’e dahi görüş sorulmamış.”

“Bilin ki üniversitelerin hali kötü. Ben size bunu Hacettepe Üniversitesi’nden yazıyorsam, diğerlerini varın siz düşünün…”

Yine üniversite 

Üniversite konulu dünkü yazım üzerine birçok akademisyenden mesajlar aldım.

Bunlardan,  Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. D. Ali Fuat
Kalyoncu’nun mektubunda bilimsel veriler ve çok önemli tahliller var. Kendisinin
müsaadesiyle okurlarımla paylaşıyorum. Yetkili ve sorumlu olan herkesin ve tabii
birinci planda kendisi de Profesör olan Sayın Başbakan’ın dikkatine sunuyorum.
Kayloncu’nun mektubu şöyle, ben sadece ara başlıkları koydum.

KALİTE DÜŞÜYOR!

“Sayın Taha Bey,
Bugünkü yazınızı ilgiyle okudum, elinize sağlık. İnanın birçok üniversite benzer
durumda. Ne yazık ki, ihbar, soruşturma, sürgün, tehditler konusu bizi 12 Eylül
dönemini aratır hale getirdi. En son açılan 8 üniversite için YÖK’e dahi görüş
sorulmamış. Sürekli hoca olmadan, içi boş üniversite açılması düzeyimizi çok
düşürüyor.

AKADEMİSYEN OLMAYACAK KİŞİLER ADAM YOKLUĞUNDAN HOCA OLUYOR

Akademisyen olmayacak kişiler, adam yokluğundan hoca yapılıyor.
Özellikle son yıllarda üniversitelerimizin bilimsel yayın kalitesi çok düştü. 

Ülkemizde 2006’da daha az makale üretiliyordu ancak üretilen bilimsel yayınlara
yapılan atıf sayısı 151 bindi. 2012’de bilimsel yayınlarımıza yapılan atıf
sayısı ise 16 bin oldu. Yani yayınların önemli bir kısmı uluslararası bilim
ortamında artık ilgi çekemiyor. 

Bunları konuşacak ne ortam ne de bu gidişle hoca kalmayacak. Zaten ülkedeki
yayınların çoğu fen alanında (tıp-fizik-kimya başta) ve kabaca genelin yarısı
tıp alanında idi. Bunlar çok zarar gördü.

2009’da Orta Doğu Teknik Üniversitesi Enformatik Enstitüsü bünyesinde kurulan
URAP (University Ranking by Academic Performance) verilerine göre, zaten
Türkiye’den hiçbir üniversitenin felsefe ve dini çalışmalar, tarih ve arkeoloji,
dil iletişim ve kültür, çevre bilimleri, iktisat, hukuk, güzel sanatlar, müzik
ve basın yayın alanlarında dünya sıralamasında olmadığı
görülüyor.

LİYAKAT YERİNE…

Aralarında başta Hacettepe ve Gazi üniversiteleri rektörleri olmak üzere, belli
gazetelerde durmadan paralel rektör haberleri çıkıyor. Bunlar üniversiteleri
toptan yıpratıyor.

Seçilmeden atanan bizim rektörümüz, ülkemizin en önde gelen
birkaç üniversitesinden biri olan üniversitemize 400-500 arasında akademisyen
aldı. Bunların bir kısmının, kişisel olarak Hacettepe Üniversitesi’ni rüyasında
bile göremeyecek kişiler olduğunu zannediyorum.

Muhtemelen diyeceğim artık, belirli bir cemaat veya torpil, akrabalık vs. ile alındılar. Ben 32 yıldır buradayım, böyle bir pervasızlık görmedim. Mahkemeler çalışmıyor, idari davalar  aylarca sürüncemede kalıyor, bölümlerde selamsız sabahsız ayrı gruplar oluşuyor. Yani bilin ki üniversitelerin hali kötü. Ben size bunu Hacettepe Üniversitesi’nden yazıyorsam, diğerlerini varın siz düşünün.

Sizin de zaman zaman değindiğiniz  bu konuyu keşke daha çok açma imkânı  bulabilseniz, eğitim sistemimiz çöküyor. Lisenin son iki yılı pratikte boş
geçiyor.
YGS sonuçları en güzel İsmet Berkan yorumladı. Buradan çıkan gençler
üniversiteye boş geliyor, sonra da bir şekilde kayırma ile akademisyen
yapılıyorlar. Biz 10 sene, 20 sene önce çok daha iyiydik, nasıl böyle olduk
tartışmalıyız. Üniversite sayısı değil, kalite önemlidir. Bangladeş’te 1000
adetten fazla üniversite var da ne oluyor? İran’ın bizi geçmesi, burada çok
önemlidir. Yazınızı okuyunca, düşüncelerimi size iletmek istedim.

Prof. Dr. A. Fuat Kalyoncu”

Taha Akyol/Hürriyet