PAYLAŞ
9 ayda Türkiye’den kaçan yabancı sermaye tutarı 74,6 milyar dolara ulaştı. Türkiye’nin toplam dış borcu 405 milyar dolara ulaştı. Önümüzdeki yıl 170 milyar dolara ihtiyaç var

Taraf yazarı ekonomist Süleyman Yaşar, Merkez Bankası’nın dün açıkladığı uluslararası yatırım pozisyonununa dayanarak, Türkiye’den dokuz ayda kaçan yabancı sermaye tutarının 74,6 milyar dolara ulaştığını yazdı.

Yaşar, “Böylece 2014 sonunda 177,7 milyar dolar olan doğrudan yatırım toplamı bu yılın üçüncü çeyreğinde 143,3 milyar dolara geriledi; yine aynı dönemde portföy yatırımları 192,6 milyar dolardan 149,3 milyar dolara düştü” dedi.

‘Hukuk devletinden uzaklaşma yatırım iklimini bozuyor’

Yabancı sermaye çıkışının nedenlerinin başında, ‘makul şüphe, mal müsaderesi, verginin siyasal sopa olarak kullanılması’nın geldiğini savunan ekonomist yazara göre, “Siyasetin günlük ekonomiye yoğun müdahalesinden sermaye hoşlanmıyor. Yani hukuk devletinden uzaklaşma yatırım iklimini bozuyor.”

Yaşar, ‘yabancı sermaye çıkışının etkileri’ni de ‘Milli geliri küçültüyor. İşsizliği çoğaltıyor’ diye yorumladı.

‘Türkiye bir yıl içinde 170 milyar bulmalı’

Ekonomist yazar, dış borç toplamının 405 milyar dolara ulaştığını, bu nedenle Türkiye’nin önümüzdeki bir yıl içerisinde tam 170 milyar dolar para bulması gerektiğini belirtti.

Yaşar şöyle devam etti: “İlk yapılacak iş, kurulacak yeni hükümetin sermayeye güvence vererek çıkışını önlemek olmalı. Bunun yolu da hukuk devleti ve demokrasiye bağlılığın ilan edilmesi oluyor. Yine yeni hükümetin kaynak dağılımını lüks AVM, lüks konut, lüks otomobilden imalat sanayii ve tarıma yönlendirmesi gerekiyor. Çünkü dış ticarete konu mal üretilemediği takdirde düşen ihracatı artırmak mümkün olamayacak. Hatırlayacaksınız ihracat 10 aydır üst üste geriliyor.”

Söylem yerine icraat

Taraf yazarı yazısını şöyle noktaladı: “Anlayacağınız rakamlar bize ekonomide önümüzdeki dönemin epeyce zor geçeceğini gösteriyor. İşte bu nedenle yeni hükümetin ekonomide detaylı bir politika tasarımı yapması şart. Bundan sonra 13 yıldır yapmayıp sonra çıkıp “Yapılmadır, edilmelidir” türünden söylemler yerine icraata ihtiyaç olduğunu belirtelim.”